İşte böyle kardeşim,
İşte böyle Salih,
akşamlar olmıya görsün bir kez,
Buğusu üstünde bir somun gibi tütmeye başlar,
Gözümde arkadaşlar,
Gözümde bu dertli kent'in en dertli yeri:
Koltuk meyhaneleri!..
Bağlasalar duramam Salih,
İple çekerim paydos zilinin çalmasını..
Boşsa cebim,
Daktilo kızlardan borç alıp "Derdalan"parasını,
Herkesten önce ben düşerim o yere,
O yerdeki köşeme,
Yumulurum şişeme..
alışılmış bir düzendir bu bozulmaz,
Daha ilk bardakta bir sökündür başlar,
Her günkü arkadaşlar
işe küskün
cebe dargın,
Yorgun argın
Boy verirler şöyle bir bir!
Gene en başta Mehmet İspir,
arkasından Zavrak İsmail'le postacı Kemal,
Hüzzam Hayri,Teğmen Ali,emekli Nedim...
Derken efendim,
Gözlerinde gülüşlerin en tatlısı,koltuğunda ney,
Hey gidi günler hey!
O herkesin bildiği eski spiker.
Doğan Ülker!...
Bu yerlerde harcadım Salih;işte bu yerlerde,
O pırlanta gençliğimin neyse bütün varını...
Düşünmedim yarını,
Düşünmedim
Karların böyle birdenbire bastırıp,birdenbire yağacağını
Ve bu yerlerin bizi,
alınterimizi
Sağmal bir inek gibi sağacağını,
Düşünmedim kardeşim,düşünmedim...
Sararan yapraklarıyla geldi güz,
uçtu gençlik, çatladı nar!
Örtük bütün kapılar!
Gayrı elden ne gelir?
Olan oldu,biten bitti..
Orhan'la Cahit bile bu uğurda gitti!..
Bu uğurda gitti Macar Mustafa'yla Kerim Renda
sebzeci Ali,eski Ramo,tornacı Hikmet,balıkçı Haydar...
Ne o?Gözlerimmi doldu?
ayıplama be Salih.
ayıiplama be kardeşim!
Benimde işte şurada,
Şuracıkta,şu kıllı göğsümün altında,
ama kimse bilmez!
Kimse bilmez kardeşim nasıl bir insan olduğumu
Akşamları niçin böyle bardaklarla boşalıp,
Bardaklarla dolduğumu
Kimse bilmez...
Dün yine aybaşıydı,
olmaz olsun,
Delik geniş yama dar!
Gözlerimin önünden geçtiler şöyle bir bir,
Asık suratlı alacaklılar!..
Utancımdan uğrayamadım semtine kasapla manavın
Geçemedim dükkanın önünden bakkal Mustafa'nın
ağlamaklı bir ah çekip yürekten,.
Suçlu bir insan gibi saklanıp gizlenerekten
Biliyorum Salih, biliyorum,
Küfretmişlerdir gene,gelmişime geçmişime!
ama neylersin,
Bu ayda veremedim ev kirasını,
Ve bu sabah tutuşturup eline beş on kuruşluk yol parasını,
"Seni annen istiyormuş!"dedim,
El kızını sepetledim!
Ben böyle olacak adammıydım, böyle olacak adammıydım Salih?
Neyleyim elimden tutmadı talih...
"Kader böyle imiş ne söylesem boş!..."
İçsem şaraptan,
İçmesem ıstıraptan,
Sarhoşum Salih,sarhoş
Rıza Polat Akkoyunlu
Bu gün sevgili dostum Sema YAZICIOĞLU'nun ölüm yıl dönümü. Kaç kez sahnelerde birlikte olduğum sevgili dostumu özellikle Giresun da kendisi ile özleşen Rıza Polat AKKOYUNLU nun "BAŞKENTİN KOLTUK MEYHANELERİ" isimli şiirini paylaşarak sevgili dostumu anmak istedim. Işıklar içinde uyusun. Çok zamansız bizleri terketti. Dostlarına ve sevdiklerine sabırlar diliyorum. Hüseyin ÇAKICI
YanıtlaSil